DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Dr.Mehmet SERTKAYA
Dr.Mehmet SERTKAYA
Giriş Tarihi : 25-09-2020 22:21

Bizim suçumuz ne?

Sağlık hizmetinden faydalanmak bütün insanlarımızın hakkıdır. Biz sağlık çalışanlarının da görev yerlerimizde bulunma amacı, bize başvuran tüm insanlarımızın sağlık sorunlarına çare bulmada yardımcı olmak, onları korumak, bilinçlendirmek, erken teşhis koyarak hayat kurtarmak, teşhisi konulmuş hastalarımızın tedavilerini yapmak, onları onlardan daha çok düşünmektir. Hiçbirimiz görevimizi yapmaktan asla şikayetçi olmayız. Hepimiz halkımıza hizmet etmek için canla başla, gecelerce günlerce çalışarak, hem aklımızı hem de bedenimizi en üst düzeyde yorarak bu günlere geldik. Kimse elini kolunu sallayarak, yan gelip yatarak, palavra atarak doktor, diş hekimi, hemşire, ebe olmamıştır. Biz sağlık çalışanları dışarıdan göründüğümüz gibi değilizdir. Yani bir elimiz balda bir elimiz de yağda değildir. İşimiz gerçekten özveri, emek ve fedakarlık isteyen zahmetli, stresli, yorucu ve bunaltıcı bir iştir. Ancak, kendimizi en çok mutlu ve huzurlu hissettiğimiz anlar, hastalarımızın sağlığına katkı sağladığımız anlardır. Takdir ve teşekkür edilmek bize mesleğimizi sevdiren nedenlerdendir. Ancak sağlık çalışanlarımıza yapılan hakaret ve saldırılar, şiddet içerikli davranışlar bizi derinden üzmekte ve kalbimizi yaralamaktadır.

 

Hastanelerimize ve sağlık merkezlerimize herkes hasta olduğu için başvurmuyor. Sağlığı için başvuran hastalarımıza yardımcı olmak bizi doğru yolda hissettirir. En çok sevdiğimiz hasta profili, gerçekten sağlığını korumak ve iyileştirmek için başvuran hastalardır. Ancak, keyfi istirahat raporu almak, keyfi ilaç yazdırmak, işten kaytarmak, askerliği ertelemek ve benzeri diğer nedenlerle bize başvuran ve bu konuda ısrarda bulunan hasta olmayan hastalarımız, kötüye kullanıldığımızı hissettirir bizi bize. Patronundan ya da müdüründen izin alamayan veya iznini bitiren birtakım hastalarımız, doktorlarımıza istirahat raporu almak için başvurmakta ve ısrar, daha da ısrar, olmazsa hakaret ve şiddet sergilemektedir. Bazı hastalarımız da kendi teşhislerini koyup kendi ilaçlarını bize yazdırmak istemekte ve bu konuda ısrar etmektedir. İstediğini yaptıramayınca doktorlara karşı saygısızlık, hakaret ve şiddet sergilemektedir. Bazı insanlarımız doktorlara, bazı insanlarımız ebe, hemşire ve diğer sağlık personellerimize karşı, şiddet içerikli eylem ve söylemlerde bulunmaktadır. Bu tür durumlar gerçekten tüm sağlık çalışanlarımızın moral ve motivasyonunu çok olumsuz etkilemektedir.

 

Hastaneye gerçekten sadece sağlığı veya yakınının sağlığı için başvuranlar çoğunluktadır. Her gün binlerce hastamız türlü nedenlerle acile başvurmakta, yoğun bakımlarımızda durumu ağır hastalarımız da yatmaktadır. Her gün, türlü türlü nedenlerle eceli gelen insanlar ölebiliyor. Tüm sağlık çalışanları adına soruyorum, gerçekten bu konuda bizim suçumuz ne?

 

İnsanlar trafikte canavarlaşıyor, önünü göremiyor, biraz sonrasını hesap edemiyor, az sonra kırmızı ışıkta duracağı halde önündeki araca habire sinyal yapıyor, arkasına yapışıyor kenara kaçıp yol versin diye, çoğunlukla öndeki araç yol veriyor şaşkınlıkla, bazen de inat yapıp yol vermiyor, sonra tartışmak için iniyorlar araçlardan ve sonuç malum, ölü ya da yaralı. Hatalı sollamalar yapılıyor, ya arkadan gelen çarpıyor ya da karşıdan gelen çarpıyor, sonuç ölüm veya yaralanma, yoğun trafik nedeniyle zor bela ambulans ulaşıyor, önce ambulanstaki sağlık görevlilerine hakaretler, hatta saldırılar yapılıyor, sonra sağlık görevlileri zor bela durumu düzeltip hastayı aynı yoğun trafikle zor bela hastaneye ulaştırıyor, derken yaralıların yakınları duyup hastaneye akın ediyorlar ve telaşla bekliyorlar. Bazen yaralı, hastaneye ulaştığında zaten kan kaybından ölmüş oluyor, bazen de ölmek üzere oluyor, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamıyor. Ölüm haberi yakınlarına verilince ortalık karışıyor, ağlaşmalar, bağrışmalar başlıyor, kendilerini kaybeden çok bilinçli mefta yakınları hastaneye, kapılara, doktorlara, hemşirelere, her önüne gelen hastane çalışanına saldırıyor. Bu şekilde yaralanan veya hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımız azımsanmayacak derecede. Peki, size soruyorum, bizim suçumuz ne?

 

Bazen de ağır yaralı hasta, kalbi çalışır vaziyette, ancak beyin kanaması yapmış veya akciğeri zedenlenmiş olarak veya iç kanaması devam ederken veya büyük bir kırıktan kanaması devam ederken yoğun bakıma alınıyor, gerekli kan destekleri, yoğun takipler, monitör takipleri, solunum destekleri, gecenin bir vakti ameliyatlar yapılıyor, kimi hasta kısa sürede kaybediliyor, kimi de uzun bir yoğun bakım sürecinden sonra kaybediliyor. Doktor üzgün ve bitkin bir şekilde hasta yakınlarına ölüm haberini veriyor, zaten durumun ağırlığından haberdar olan hasta yakınları böyle bir sonuca hazır vaziyette üzgün haberi olgunlukla karşılıyor, acısını içinde yaşıyor ve sağlık çalışanlarına uğraşlarından dolayı helallik istiyor. Ama her zaman böyle olmuyor, baştan beri sağlık çalışanlarına tehditkar bakanlar da oluyor, eğer hastamız ölürse sen de ölürsün doktor bey diyenler de oluyor, ölüm haberini aldıktan sonra doğrudan doktora ve kapılara saldıranlar da oluyor, hatta bazı illerimizde kimde silah olup olmadığını kestiremiyorsun, ancak kurşunu yiyince anlıyorsun, ama artık çok geç. Peki, bilirkişilere soruyorum, sağıma soruyorum, soluma soruyorum, sizlere soruyorum, bizim suçumuz ne?

 

Köyde bir dönüm arazi üzerine ya da bir metre sınır tartışması üzerine kavgalar çıkıyor, silahlı çatışmalar sonucunda ölenler veya yaralananlar oluyor, yaralılar hastaneye kaldırılıyor silahlı kişiler tarafından. Yapılan tüm acil müdahalelere rağmen hasta kurtarılamıyor, ancak bu haberi veren doktor ve ekibi sanki diğer ölenlerin de katiliymiş gibi, hatta tüm tarla kavgasının, köydeki ezelden beri var olagelen tüm husumetlerin, tüm gelmiş ve gelecek bu tür ölümlerin asıl suçlusuymuş gibi, hunharca saldırıya maruz kalıyor, daha silahların namlusu soğumadan hem de. Peki, soruyorum tüm köy ve kasabalara, tüm dağlara bayırlara, uğrunda kan dökülen tüm arazilere, tarlalara ve sınırlarına, bizim suçumuz ne?

 

Düğünler yapılıyor, herkesin mutlu günü, anladık. Oyunlar, halaylar, gülücükler, gösterişler, hava atmalar. Derken silahlar çıkıyor ortaya ve çok bilinçli, kendini bilen insanlar tarafından havaya, oraya buraya ateş ediliyor, ne olacak ki, mutlu olsunlar, her zaman düğün mü var ki, yıllardır bu günü beklemişler, silah mı sıkmasınlar, ayıp olur dosta düşmana karşı. Zaten gösteriş için gelmedik mi bu dünyaya. Ama o mermi bir gün hiç beklenmedik birine denk geliyor ki, değmeyin acımıza. Aaaah ah. Vaaaah vah. Hem de bu kadar mutlu bir günde, yapılır mı bu felek. Nerden buldun kınalı kuzumu, nerden buldun yavrucağazımı, nerden buldun askerliğini yeni yapmış, bıyıkları yeni terlemiş kuzumu, hem de sersem bir kurşunla. Ölü veya yaralı bir şekilde hastaneye kaldırılıyor kınalı kuzum. Ama tüm müdahalelere rağmen kurtulamıyor. Ama gel gör ki, tüm bunların suçlusu doktormuş gibi, sağlık çalışanlarıymış gibi tüm oklar doktoru ve sağlık çalışanlarını gösteriyor. Aslında bizim kurtarabileceğimizi, ama canımız istemediği için kurtarmadığımızı zannediyorlar. Aslında bizim zamanı geriye sarıp o kurşunu havada da yakalayabileceğimizi, ama hava attığımızı zannetmesinler diye yapmadığımızı zannediyorlar. Ama öyle değil işte, gerçekten uğraştık, ama kurtaramadık ve biz de çok üzüldük. Peki, soruyorum kınalı kuzuma, soruyorum feleğe, soruyorum sersem kurşuna, bizim suçumuz ne?

 

Bütün dünya uyarmasına rağmen, medyada ve etrafında o kadar ölüm haberi duymasına rağmen, maskesiz gezenlere ceza kesildiğine dair haberlere rağmen, tüm tedbirlere ve yasaklara rağmen insanlar aldırış etmiyor, ciddiye almıyor koronavirüsü. Düğünler dernekler yapılıyor, piknikler yapılıyor, maskeler uygun yerlere takılmıyor. Artık herkes alıştı, her şey normal, ölüm haberleri gayet normal, karantinalar rutine bindi. Karantinadaki bazı insanlar, bir yolunu bulup karantina süresini doldurmadan ya gidip çarşı pazar geziyor, ya da gidip çalışıyor. Artık bu salgını önlemek imkansız gibi geliyor bunları görünce. Ama yoğun bakımlarda sağlık çalışanları saatlerce eldivenlerle, maskelerle, tulumlarla nöbet tutuyor. Bütün çabalara rağmen bazı hastalar kaybediliyor, ama sağlık çalışanları bütün söylemlere, eğitimlere, cezalara rağmen saldırıya maruz kalıyor. Peki, soruyorum siz koronavirüsten dolayı vefat eden mefta yakınlarına, düğün dernek gezen sorumsuz insanlara, koronavirüsle adeta dost olmuş arkadaşlara, soruyorum havaya suya, soruyorum görev başında akan terime, bizim suçumuz ne?

 

Her ne sebeple olursa olsun, hastaneye kaldırılan ağrı yaralı, ölü veya parçalanmış, boğulmuş, kaburgaları kırılmış, iç kanama geçirmiş, kevgire dönmüş, türlü türlü yerlerinden, sırtından veya karnından bıçaklanmış, son nefesini çeken güzide hastalarımıza sesleniyorum, hatta istirham ediyorum, hatta ricada bulunuyorum, yalvarıyorum sizlere. Lütfen gerçek katillerinizi söyleyin değerli yakınlarınıza. Lütfen bizim amacımızın sizi kurtarmak olduğunu, sizler için çok çaba sarf ettiğimizi, hiçbir ihmalde bulunmadığımızı, ama buna rağmen ecelinizin geldiğini söyleyin. Bizim amacımızın para kazanmak olmadığını, bu işin para karşılığı yapılmasının akılsızlık olduğunu söyleyin. Bizim sizleri kurtarmaya çalışırken, kalbinizi tekrar çalıştırmak için mücadele ederken, monitöre ne kadar büyük umutlarla ve üzüntülerle baktığımızı siz söyleyin onlara. Ölümünüze şahit olanlar arasında, ölümünüze engel olmaya çalışan yegane insanlar olduğumuzu siz söyleyin lütfen. Bizim bir suçumuzun olmadığını söyleyin lütfen. Söyleyin ki bizi umutla evde bekleyen ailelerimiz de üzülmesin. Söyleyin ki doktor veya hemşire olmak isteyenler yarı yoldan dönmesin. Söyleyin ki bu güzel vatanım doktorsuz, hemşiresiz kalmasın. Söyleyin ki ecele rağmen, feleğe rağmen, her şeye rağmen, sağlık çalışanlarımız mutlu, umutlu ve güvende olsun.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor513
  • 2Fenerbahçe511
  • 3Fatih Karagümrük58
  • 4Antalyaspor58
  • 5BB Erzurumspor47
  • 6Galatasaray57
  • 7Sivasspor47
  • 8Kasımpaşa57
  • 9Hatayspor47
  • 10Göztepe56
  • 11Konyaspor46
  • 12Kayserispor56
  • 13Çaykur Rizespor55
  • 14Trabzonspor55
  • 15Yeni Malatyaspor55
  • 16Denizlispor55
  • 17Gaziantep FK54
  • 18Beşiktaş44
  • 19Gençlerbirliği44
  • 20Başakşehir FK54
  • 21MKE Ankaragücü41
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
2019-2020 Lig Şampiyonu Hangi Takım Olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA